Şimdi sıra cuntada
Devrimin çığlığı hâlâ canlı. 30 yıl boyunca iktidarda kalan Diktatör Hüsnü Mübarek’in gömülmesine 18 gün yetmişti. Bir yıl sonra, Esma Mahfuz’un gözlerinde Arap Baharı tüm gücüyle ışıldamaya devam ediyor ve mücadele azminde hiçbir azalma yok.
Mısır halkının mücadelesine nasıl dahil oldunuz?
16 Nisan 2008 grevi belirleyici oldu. Tekstil işçileri daha iyi koşullar istiyorlardı. Bu eylem sosyal dönüşümün de merkezi oldu. O andan itibaren 6 Nisan Gençlik Hareketi ortaya çıkmaya başladı. Ben de “Mısır halkı için Genel Grev” başlıklı Facebook’taki gruba üye oldum.
Sizin için Facebook ne anlama geliyor?
Facebook’u 2007’nin sonlarında kullanmaya başladım. Devlet kontrolünün dışında bağımsız bir araçtı ve güçleri birleştirmek için elverişliydi. Gençler de İnternet üzerinden iletişim kurarak sokakta buluştular ve kıvılcım yandı.
Hedef neydi?
Eylemlerin en önemli nedenlerinden biri yüksek gıda fiyatları ve işçi ücretleriyle, ürün maliyetleri arasındaki uçurumdu.
Ya hükümetin tepkisi?
Hükümet halkı eylemleri sona erdirmesi için tehdit ediyordu fakat baskı arttıkça sokağın baskıya cevabı daha da güçlendi.
Nisan 2008 ile Ocak 2011 arasında neler oldu?
Mübarek bir sis perdesi inşa etmişti fakat işe yaramadı. Gazeteciler Sendikasının merkezi o günlerin önemli buluşma noktalarından biriydi. Bu binada mücadelemizin ortak ilkelerini belirliyor, sokaklarda ve kamu alanlarında ise politik sisteme karşı şarkılarımızı söylüyor, broşürlerimizi dağıtıyorduk.
Bir yıl önce bugün sokağa çıkmak için nasıl bir hazırlık yaptınız?
Tansiyon çok yüksekti ve bu durum çatışmalara zemin yarattı. 2010 yılı çok yoğun bir yıldı. Tunus’taki isyan da 25 Ocaktan günler önce meyvelerini vermeye başlamıştı. Yine de nereden bakarsak bakalım bu aslında 10 yıllık bir eylem sürecinin sonucuydu. Gençlik de halkın memnuniyetsizliğini mücadelede birleştiren köprü oldu.
Peki neden 25 Ocak?
Çünkü 25 Ocak günü polisin tatil günü ilan edilmişti. Böylece o gün sokağa çıkmaya karar verdik. Polis şiddetini ve ücretlerin yükselmesine yönelik talebimizi haykırmak istiyorduk.
O günün bir devrimin başlangıcı olacağının farkında mıydınız?
Devrimi öngörmüyorduk, ama bu gösterilerin bir sonucu olacağını düşünenler vardı. O günkü eylem, memnuniyetsizliğin ifade edilmesi için bir davetiye oldu. 18 Ocakta 4 genç kendilerini yakmışlar ve bunlardan biri ölmüştü. Göstericilerin art arda tutuklanması da hareketin ısınmasına yol açtı.
O zaman halkı harekete geçirmek için o ünlü videonuzu İnternet’e yüklemeye karar verdiniz...
O gençler kendilerini yaktıklarında Tahrir Meydanı’na gittim ve polise “Bu tiranı daha fazla korumayın” dedim. Sistem bizim deli olduğumuz propagandasını yapıyordu ve gerçeği göstermek için bir aracımız yoktu. Eve döndüm ve o videoyu çekmeye karar verdim çünkü beni tutuklayacaklarını düşünüyordum. Demir parmaklıkların arkasında da olsam sesim duyulmaya devam etsin istedim.
Tahrir’i nasıl hatırlıyorsun?
Kahire bir savaş alanına dönmüştü. Polisle karşı karşıya geldiğimizde “Halk bu sistemi yerle bir edecek” diye bağırdığımızı hatırlıyorum.
Halkın duygusu tam olarak neydi?
Zafer. İnsanların ruhları büyümüş, heyecanları artmıştı. Artık hiçbir şeyden korkumuz yoktu.
Siz neler yaşadınız o günlerde?
Çok tehdit aldım. Bir deliliği teşvik ettiğim, ülkeyi yıkıma götürdüğüm söylendi.
Devam etme gücünü nereden buldunuz?
Başka yolumuz yoktu. Tek isteğim sistemin düşmesiydi.
Mısır’ın geleceğini bugün nasıl görüyorsunuz?
Çok sert politik bir zamanı yaşıyoruz ama iyimserim. Halklar her zaman kazanacak.
Müslüman Kardeşlerin seçim zaferini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu zafer beni endişelendirmiyor. Sonuç olarak Mısır halkının seçimiydi. Hâlâ sokakta mücadele ediyorum. Askeri Cuntanın yalanlarını teşhir etmeye çalışıyoruz. Artık askerlerin iktidardan düşmesi gerekiyor.
Batı’nın Mısır halkına destek verdiğini düşünüyor musunuz?
Önemli olan halkların desteğidir, hükümetlerin değil. Gücü olan hükümetler değildir, asıl güçlü olan halklardır. (DIŞ HABERLER)
ESMA MAHFUZ KİMDİR?
27 yaşında, Mısırlı aktivist. 6 Nisan Gençlik Hareketinin kurucularından ve Devrimci Gençlik Koalisyonu üyesi. Gazetecilerin yardımıyla Mısır Devriminin başlangıcının bir hafta öncesinden İnternet’te yayınlanan ve Mısır halkını Hüsnü Mübarek’i devirerek haklarına ve onuruna sahip çıkmaya çağıran videosunun etkisi büyük oldu. Askeri yetkililer için “Köpekler Konseyi” dediği gerekçesiyle tutuklanarak askeri mahkemede yargılanan Asmaa Mahfouz, bir süre sonra kefalet karşılığı serbest bırakıldı. Mahfuz’a Avrupa Parlamentosu tarafından Sakharov Düşünce Özgürlüğü ödülü verildi.
*ABC Gazetesi Kahire Muhabiri www.abc.es’ten çeviren Elif Görgü








