Eyvah yine 'insani müdahale'!
Kosova, Irak, Afganistan ve son olarak Libya. Birleşmiş Milletler ya da NATO’nun ‘insani müdahaleleri’ sonucu yerle bir olan ülkelerin arasına Suriye de eklenmek üzere.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la Ahmet Davutoğlu, Washington’da bir araya geldi. Ana maddesi Suriye olan görüşmede, ülkeye “insani yardımın” ulaştırılması için birlikte hareket etme kararı alındı.
CLINTON: BASKILAR ARTACAK
Clinton, Suriye’deki rejimin, masum halka karşı toplar ve tanklar kullanmak da dahil olmak üzere ülke içindeki kentlerde şiddeti artırmasının içler acısı bir durum olduğunu savunarak, “Suriye halkının yanındayız ve barışçıl bir çözümün gayreti içindeyiz” dedi.
ABD olarak, Arap Birliğinin Kahire’deki toplantısında alınan kararlara güçlü destek verdiklerini ifade eden Clinton, Arap Birliğinin girişimiyle ilk toplantısını Tunus’ta yapacak olan “Suriye’nin Dostları” grubuna katılmayı arzuladıklarını bildirdi. Clinton, hem Davutoğlu hem kendisinin, Suriye’deki krize çözüm yolunda çok aktif rol oynayacaklarını ve rejime, şiddet kampanyasına son vermesi için diplomatik baskıları yoğunlaştıracaklarını belirtti.
DAVUTOĞLU: BEKLEYEMEYİZ
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise Suriye’ye insani yardım konusunun önceliğinin olduğunu ve Şam’a tıbbi yardım gönderilmesi için girişimde bulunacaklarını söyledi. Demokrasiye sahip olmanın Suriye halkının hakkı olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, “İnsanların bombalanmasına seyirci kalamayız, insani bir inisiyatifin başlatılması lazım” dedi.
Davutoğlu, Suriye’de gerçek bir insani trajedinin yaşandığını, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinde Rusya ve Çin’in vetosunun ardından yaşanan çıkmazdan sonra, uluslararası toplum ve bölgesel ortaklar olarak “bekle-gör” tavrı içinde olamayacaklarını ifade etti.
Ahmet Davutoğlu, şunları söyledi: “Clinton’la, Suriye’nin her yerinde gıda ve ilaç sıkıntısı nedeniyle acılar çeken halka insani yardımlar konusunda yeni bir girişim olması gerektiği üzerinde mutabık kaldık. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’la dün (önceki gün) bir görüşme yaptım ve Suriye halkının insani yardımlara erişiminin nasıl sağlanabileceği hususunda Türkiye olarak Cenevre’deki BM İnsan Hakları Komisyonu nezdinde girişim başlattık. İkinci olarak, bunun bir siyasi boyutu var. Tunus’taki toplantı, Suriye halkına yönelik dayanışmanın gösterilmesi ve Suriye rejimine şiddet yanlısı politikalarını sürdüremeyecekleri yönünde güçlü ve net mesaj gönderilmesi bakımından önemli bir uluslararası platform olacak. Tabii ki, ABD ve diğer ortaklarımızla, gelişmelerin nasıl cereyan edeceğini yakından takip edeceğiz ve Suriye halkını savunmaya devam edeceğiz.” (DIŞ HABERLER)
İNSANİ MÜDAHALE NEDİR?
İnsani müdahale, bir devletin sınırları içinde başka devlet/ler tarafından kendi vatandaşlarını korumak amacıyla olmamak kaydıyla, geniş kapsamlı ve ağır insan hakları ihlallerini önlemek veya durdurmak için müdahale edilen devletin izni alınmadan güç kullanılması veya güç kullanılması tehdidinde bulunulmasıdır.
NATO’nun Kosova’ya müdahalesi ile BM Güvenlik Konseyinin onayı aranmadan “insani müdahale” yapılmasının önü açıldı. Kosova Operasyonunu NATO üyeleri ve diğer bazı devletler desteklerken BM kınamamıştır. Fakat Rusya Çin ile bazı devletler büyük tepki göstermiştir. Bununla beraber müdahaleyi gerçekleştirenler ve destekleyenler tarafından Kosova Operasyonu, “insani müdahale” olarak kabul edilmekte ve haklı olduğu iddia edilmektedir.
1999’da Kosova müdahalesiyle gündeme giren insani müdahale uygulaması, Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması’nın kuvvet kullanma yasağına getirdiği istisnalardan değildir.
2003 yılında Irak’ın işgal edilmesinin ardından, insani müdahale kavramı bir süre gündemden düşmüş ancak işgalin gerekçeleri çerçevesinde yeniden gündeme gelmeye başladı. “İnsani müdahale” sözünü son olarak Libya’ya yönelik hava operasyonunda duyduk BM kararı olarak uygulanan son “insani müdahale” de tıpkı öncekiler gibi yüzlerce insanın hayatına ve büyük yıkıma neden oldu.
MERKEL DAHA FAZLA YAPTIRIM İSTEDİ
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Suriye’ye daha fazla uluslararası yaptırım uygulanması çağrısında bulundu. Merkel, dün başbakanlıkta Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi ile görüştü. Görüşmeden sonra El Arabi ile basın toplantısı düzenleyen Merkel, Suriye’ye “barış gücü” gönderilmesini isteyen Arap Birliğinin girişimlerini desteklediklerini belirterek, Arap Birliğinin, Esad rejiminin insan hakları ihlallerine karşı kararlı bir tutum sergilediğini söyledi. Merkel, “AB bu tutumu destekliyor ve bunu yeni yaptırımlarla vurgulayacağız” diye konuştu. El Arabi de Suriye’de kan dökülmesine son verilmesi çağrısında bulundu.
evrensel.net - Bu sayfa 464 kere görüntülendi.Güncelleme tarihi: 2012-02-15 03:36:15







