Gabon’da yitirilenler hâlâ oradaysa...
İki başarılı futbol takımını yok eden kazaların yıldönümlerini geride bıraktık yakın dönemde. Önce 20 Ocakta, 1989’daki Samsunspor kazasını anımsadık ve kayıpları andık sonra da 6 Şubatta ‘Busby’nin bebekleri’ni, 1958 Manchester United’ının Münih Havaalanında geçirdiği vahim ve ölümcül kazayı.
Bugünse, yakın dönemin bizim için daha az bilinen bir başka kazası için saygı duruşunda bulunmak mecburiyetindeyiz. Gabon ve Ekvator Ginesi’nde düzenlenen 28. Afrika Uluslar Kupası’nda bu akşam şampiyonluk için sahaya çıkacak olan turnuvanın “sürpriz” ekibi Zambiya, bugün topraklarına basacağı ülkede tarihinin en iyi kadrolarından birini yitirmişti.
27 Nisan 1993’te Zambiya ulusal takımını taşıyan ve Gabon’un Atlantik Okyanusu açıklarında denize çakılan uçakta 18’i Zambiya milli takımı oyuncusu toplam 30 kişi yaşamını yitirmişti.
Pek şans tanınmayan takımlardan biri olarak turnuva başından beri büyük bir disiplin ve sağlam adımlarla yoluna devam eden Zambiya için finalin Gabon’da oynanacak olmasının ayrı bir motivasyon yarattığı şüphesiz.
Kaptan Chris Katongo, Sudan’a karşı yalnızca 200 taraftara karşı oynadıkları çeyrek final maçı öncesi yaptığı açıklamada “Finali Gabon’da oynamak harika olacaktır. 1993’te bütün milli takımımızı Gabon’da kaybettik. Ruhları oralarda olacaktır. Ama eğer o seviyeye erişmek istiyorsak gevşeyemeyiz.” Gevşemediler, Sudan’ı 3-0’la geçtiler ve yarı finalde de turnuvanın iki favorisinden biri olan Gana’yı yendiler.
Katongo, Zambiya halkının Gabon’daki hatıralar sebebiyle bu kupaya ayrı bir önem verdiğinin farkında bunun için de “Herkes Zambiya futbol tarihinde yeni bir sayfa açmaya hazır” diyor. Zambiya ruhla ve motivasyonla oynayan bir takım. ‘93’teki kazadan sonra takımın en iyi oyuncusu Kalusha Bwalya’nın (Avrupa’da olduğu için uçakta değildi) önderliğinde sıfırdan yeni bir milli takım kurarak 1994 Afrika Kupası’nda finale kadar çıkmışlar fakat finalde dönemin altın takımı, Nijerya’ya kaybetmişlerdi. Kuşkusuz yaşanan trajedinin ardından bu büyük bir başarıydı.
18 yıl sonra Zambiya’nın karşısında bu kez bir başka “altın takım” Fildişi Sahilleri var. Senelerdir Afrika’nın en iyi takımına sahip olmasına karşın bir türlü kupa kazanamayan “Filler” için artık kazanma zamanı. Ülkenin karışık politik gündemi bir hayal kırıklığını daha kaldıracak durumda değil! Teknik Direktör François Zahoui de öyle düşünüyor olsa gerek ki geçmiş başarısızlıklardan ders alan bir taktikle sahaya çıkıyor. Filler, turnuvanın açık ara en iyi kadrosuna sahip olmasına karşın başından beri temkinli futbollarıyla dikkat çekiyor. Geçmiş turnuvalarda yenilen talihsiz goller ve saha içi düzensizliğin yarattığı hayal kırıklıklarına karşı bu anlayışın daha başarılı olduğu ortada. Şu ana kadar turnuvada kalelerinde gol görmediler. Hücumdaysa işi Drogba, Kalou, Gervinho gibi yetenekli ayakların bitiriciliğine bırakmış durumdalar. Geriden gelerek onları besleyen isimlerin de Afrika ortalamasının çok üzerinde olması sonuca gitmelerini kolaylaştırıyor elbette.
Turnuva boyunca dikkat çeken bir şey stadyumlardaki boşluklardı. Gabon ve Ekvator Ginesi’nin yoksul halkı çoğu zaman maç biletine verecek parayı bulmakta zorlandı. Bu akşam oynanacak finalse pek çok açıdan seyredilmeyi hakkediyor. Fizik açısından çok güçlü olan ve temkinli futbolu tercih eden 2 takımın mücadelesinde taraflar en sevdikleri işi yani kontra atakları yakalamakta güçlük çekecektir. Bir final maçı olması sebebiyle de yer yer aşırı sağlamcı bir oyuna şahitlik edebiliriz.
Fildişi Sahilleri’nin yetenekli, olgun ve zafere aç “altın nesli” artık kazanmak zorunda! Zambiya ise 1993’teki kayıplarını verdiği topraklarda “Bu kupa bizim” motivasyonuyla Filler’e bir hayal kırıklığı daha yaşatmak istiyor. Katongo’nun dediği gibi 18 Zambiyalının ruhu “oralarda bir yerdeyse” Gabon’da yeni bir tarih yazabilirler.








